Hemen şimdi adınızı ve soyadınızı Google’da aratın ve çevrimiçi ayak izinizin nasıl göründüğüne bir göz atın. Eğer yaygın kullanılan bir adınız var ise, kalabalıkta kaybolabilirsiniz. Fakat sosyal profillerinizi çabucak bulabiliyorsanız, çıkan sonuçlardan memnun olup olmadığınızı kendinize bir sorun? Önünüze çıkan bu profiller sizi tam olarak tanımlıyor mu ya da tutkularınızın neler olduğunu insanlara anlatabiliyor mu?

Aşırı duygusal bir konu gibi geliyor farkındayız fakat bir insan ile yüz yüze tanışmadan önce tüm bu bilgilerin bir yabancının karşısına çıkmasını ister miydiniz? Hepimiz haklı olarak insanları çevrimiçi profilleri ile değerlendirmeye yatkınız. İnsanların sosyal profillerinde yayınladıkları şeyler, o insanın nasıl biri olduğuna dair bizim kolay ittihamlarda bulunmamıza neden olur. Binlerce özçekimi ve tuhaf blog yazılarını görmezden gelemeyiz sonuçta. Kimseyi dış görünüşüne göre yargılamayın, ama Twitter profiline göre yargılayabilirsiniz.

Hepimiz tanımadığımız biri ile görüşmeye gittiğimiz zaman, ilk önce sosyal profillerini araştırıyoruz kabul edelim. Tabi ki sosyal ağlarda çok aktif değilseniz, ölü bir balıkla el sıkışıyormuş hissi yaratabilirsiniz. Bu durumda önünüzde iki adet çözüm var:

  1. Tüm çevrimiçi ayak izlerinizi silin böylece insanlar sizinle tanışıncaya kadar çeşitli ön yargılara varamazlar. Bu dikkatlerden kaçmak ve sosyal medya çılgınlığından kaçınmak için en iyi seçenek gibi duruyor.
  2. Sadece bir hafta boyunca kendinizi markalaştırma üstünde çalışın, sosyal profillerinizde “hakkımda” kısmını güzelce doldurun ve geleceğinize katkı sağlamasına izin verin. Devamlı tweet atmak ya da Instargram’a yemek fotoğrafları yüklemek zorunda değilsiniz. Binlerce takipçinizin olduğu bir bloga da sahip olmak zorunda değilsiniz. İhtiyacınız olan şey insanlara tıklayabilecekleri linkler sağlamak, böylece sizin hakkınızda “bu adam zeki birine benziyor” diyeceklerdir.

Peki gerçekten yapmanız gereken şeyler neler?

Profesyonel olarak LinkedIn profili olmayanı dövüyorlar. Şaka bir yana LinkedIn kendinizi tanıtmak için en iyi platformlardan birisi. Yine de kendinizi tanıtmak için önünüzde başka seçenekler de var. Bir yerlerden başlamanız için size birkaç ipucu:

Kendinize bir web sitesi oluşturun.

Kendiniz için oluşturduğunuz basit bir web sitesi, bilgi birikiminizi ve kişisel markanızı tanıtmak için çok işe yarayabilir. Düşük bir fiyata domain(alan adı) alabilirsiniz, tabi ki isminize bağlı olarak. Eğer isminiz Steve Jobs ya da Bill Gates ise bırakın ucuz olmasını boşta alan adı bulabileceğinizi bile sanmıyoruz. GoDaddy ve Dreamhost gibi sitelerden domain ve hosting hizmeti alabilirsiniz. Buna ek olarak, WordPress bir site kurarak WordPress’in kendi temalarını kullanabilir ya da Themeforest gibi yerlerden tema satın alabilirsiniz. Eğer ben bununla uğraşamam, hiç anlamıyorum bu işlerden diyorsanız Tumblr ya da about.me deneyin.

Buradaki asıl amaç kim olduğunuzu, ilgi alanlarınızı ve şimdiye kadar yaptığınız işleri göstermek. Arkadaşlarınız arasında ne kadar az insanın kendi adına web sitesi olduğunu bilseniz şaşırırsınız. Yani avantaj sizdeyken öne geçebilir ve kendinize bir günde web sitesi hazırlayabilirsiniz.

Profesyonelce tweetler yazın.

Yazdığınız her tweet sizin bir yansımanızdır. İşinizle, startupınızla, ilgi alanlarınızla ilgili tweetler atın. Özel mesaj uygulaması ile Twitter sizin için bir çeşit email adresi görevi görebilir. Beğendiğiniz şeyleri retweet etmek destek verdiğiniz anlamına gelir. Aslında Twitter insanlara ulaşmak için mükemmel bir yol.

Ürününüzü, girişiminizi ya da kişisel gelişmeleri bu ortamda tanıtmaya önem verin. Güncel haberler için paha biçilemez bir kaynak olan Twitter’ı siz de kendiniz hakkında güncel gelişmeleri duyurmak için kullanın.

Bir Instagram profiliniz mutlaka olmalı.

Biri hakkında bir kanıya varmak için en nihai platform olan Instagram ile insanlar gündelik hayatınıza şöyle bir bakma fırsatı elde ederler.  Eğer gösteriş yapabileceğiniz cool fotoğraflarınız varsa çok işinize yarayabilir. Binlerce Instagram kullanıcısı, güzel içerikler paylaşarak binlerce takipçi elde ediyor, siz de biraz uğraşırsanız takipçilerinizi artırabilirsiniz. Hızla büyüyen bir sosyal ağ platformu olan Instagram, bulunduğunuz yerler ve yaptığınız işler için bir portfolyo görevi görebilir. Üstelik pek çok şirket Instagram’ı ürünlerini pazarlamak için kullanıyor, siz de bu içerikleri takip ederek kendi içeriğiniz hakkında fikir yürütebilirsiniz.

Kendi benzersiz fotoğraflarınızı yayınlayın.

İş yaşamında vesikalık fotoğraf olmazsa olmazdır evet ama eğer DSRL fotoğraf makinesi kullanan bir arkadaşınız var ise bu arkadaşınızdan sizin fotoğraflarınızı çekmesini isteyin. İnsanlar kıravatlı gömlekli ciddi fotoğraflardansa zekice bir gülüşün olduğu cool fotoğraflar görmeyi tercih eder. Burada anahtar kelime sadece sizin olduğunuz doğal yüksek kalite fotoğraflar. Bu tür bir fotoğraf Twitter, ınstagram gibi platformlarda çok işinize yarar ve sizi “casual” bir profesyonel olarak gösterir.

Bir daha CEO’ların ve çalışanların sosyal profillerine baktığınızda, onlar hakkında ilk vardığınız kanı hakkında bir düşünün. Bu herkesin yaptığı doğal bir tepki aslında. Peki insanlar sizin isminizi Google’da arattığında ne düşünecekler? Birkaç basit hile ile, dijital kimliğinizi size kariyeriniz boyunca hizmet edecek bir şeye dönüştürebilirsiniz. Google arama sonuçları önemlidir bu yüzden insanlar sizi araştırdıklarında buldukları sonuçlardan gurur duyacağınıza emin olun.

Bu yazı Fikirci Baba’nın The Startup Mag çevirisidir.