Girişimciler bazen garip davranabiliyorlar. Maalesef bunu engelleyemeyiz çünkü bu yüzden onlara “girişimci” diyoruz. Hata yapmaktan, risk almaktan hatta belki de aptal gibi görünmekten korkmuyorlar. Fakat bazen bu eğilimleri geri tepebiliyor. Girişimcileri raydan çıkarabilecek bazı durumları aşağıda sıralıyoruz. Online pazarlama gurusu Neil Patel’e göre bahsedeceğimiz durumlarla karşılaştığınızda, yaptığınız işi derhal bırakıp, yaşadıklarınızın ışığında yeni rotalara yönelmeniz gerektiğine dair birer işaret olarak algılamalısınız. İşte bir girişimci olarak yanlış yolda olduğunuzun 4 işareti:

1. Ne Yapıyorum Lan Ben Burada Hissi

Akıl sağlığımızdan endişe ettiğimiz veya varoluş nedenimizi sorguladığımız zamanları hepimiz yaşamışızdır. Muhtemelen siz de yaşadınız. Kafanızı iki yana sallayıp, homurtulu bir gülüşle hangi çılgın kararlarınızın sizi bu duruma getirdiğini sorguladınız.

Eğer bu tür cevaplayamayacağınız ve biraz da pişmanlık dolu sorularla kendinizi sorguluyorsanız, bu sizin yanlış bir yolda olduğunuza dair bir işaret olabilir.

Artık katlanamıyorum! Tamam başarılı oldum ama bu başarı hayatımın içine ediyor. Bu yüzden artık bu işten nefret ediyorum.

Bu sözleri söyleyen girişimci hemen sonra milyon dolarlık girişiminin fişini çekti.

Girişimcinin ismi Dong Hgyung. Hepimiz onu İOS ve Android cihazlar için bir zamanların en popüler oyunu Flappy Bird’ün yaratıcısı olarak biliyoruz. Dong Hgyung bu lanet ederek oyunu kapatmaya karar verdi.

Olabilir tabi neden olmasın. Bir girişimci olarak üretiminiz sizi tatmin etmediyse farklı bir şey yapma ihtiyacı duyabilirsiniz. Anlamsız ve zaman kaybı olduğunu düşündüğünüz bir şeyi sürdürmektense işinize ve kendinize olan saygınızdan dolayı başka bir şey yapmayı seçebilirsiniz.

2. Yüzünüzü Gören Cennetlik

Pek çok girişimci kendini tek bir amaca adar ve gözü başka hiçbir şey görmez. Bu da genellikle özel hayatında sorunlara neden olur. Ailesini ve arkadaşlarını artık görmez olur.

Paradise Publishers’ın CEO’su girişimci Nicholas Gremion gerçekten çok yoğun çalıştığını şöyle anlamış:

Söyleyeceklerim size yavan gelebilir fakat işten dönünce köpeğimle birkaç dakika bile oynayacak gücü bulamayınca bunun iyiye işaret olmadığını anladım.

Eğer insanlarla hatta evcil hayvanınızla bile yeteri kadar zaman geçirmiyorsanız muhtemelen işkolik oldunuz. Bu tarz bir saplantı hem özel hayatınızda hem de profesyonel hayatınızda sağlıklı olmayan sorunlara neden olur.

Google’ın mali işler müdürü Patrick Pichette geçenlerde emekliliğe ayrılmak istediğini duyurdu. Patrick’in jetonu eşi ile beraber yaptığı bir dağ gezisinde düşmüş. Kilimanjero’nun zirvesine çıktıklarında eşi ona sormuş: “Neden bu maceralarımıza devam etmiyoruz?” Dünyayı gezmek isteyen eşi şu tribi de yapmadan geçememiş: “Ne zaman bize ve bana sıra gelecek?”

Anlaşılan bu basit trip Pichette’nin Google’daki konumunu bırakıp onu seyahat etmeye, öğrenmeye ve eşi ile beraber hayatın tadını çıkarmaya ikna etmiş görünüyor.

Belki de işinize yeteri kadar zaman ayırdınız. Masanızdan kalkın, ofisten çıkın ve kapıyı arkanızdan kapatın. Bir süredir görüşmediğiniz arkadaşlarınızla takılmaya ne dersiniz?

3. Kulaklarınızdan Alevler Fışkırıyor

Tamam, herkes sinirlenebilir, sorun yok. Asabileşmek için mutlaka makul nedenleriniz vardır. Fakat nedensiz yere ve sürekli olan öfke patlamaları daha derin sorunların bir işareti olabilir. Öfke patlamaları genelde kronik depresyonu işaret eder. Çok sık ve çok fazla öfke tehlikeli fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilir.

Öfke sorunları genelde her şeyi bir kenara bırakıp işe miyop bir bakış açısı geliştirmekten kaynaklanır. Bu tehlikeli öfkenin bir diğer nedeni ise şirketi ayakta tutan tek kişi olarak kendinizi görmekten kaynaklanır. Bu faktörler hayatın bir gerçeği olan stresle bir araya gelince tepenizin tasını attırabilir.

Geriye dönüp baktığınızda, sizi kızdıran bu nedenlerin aslında ne kadar önemsiz olduğunu görürsünüz. O an için belki çok önemli gelebilir ama etraflıca düşününce ne kadar önemsiz olduğunu anlarsınız.

Bazen öfkenizden kurtulmanın en iyi yolu işten biraz olsun uzaklaşmaktır. Tabi ki bu Türkiye gibi bir ülkede pek mümkün değil, o yüzden siz en iyisi şu anki sinirinizin 5 ay sonra size ne ifade edeceğini düşünün ve sakinleşmeye çalışın.

4. Olumlu Bir Etki Yaratmıyorsunuz

Her girişimci kar amacı gütmeyen bir başlangıç yapmak ya da toplum yararına bağış yapmak zorunda değil. Bazen işin kendisi de olumlu bir etki yapar. Sonuçta siz insanlara iş sağlayarak, müşterilerinizin ihtiyaçlarını karşılayarak ve küresel ekonomiye katkı sağlayarak da olumlu bir etki oluşturursunuz.

Hayal kırıklığına giden bir gemi kalKmışsa limanınızdan, belki de değişiklik yapmanın vakti gelmiştir.

Fakat hayal kırıklığına giden bir gemi kalkmışsa limanınızdan, belki de değişiklik yapmanın vakti gelmiştir. K-cups’ın yaratıcısı John Sylvan bu tür bir duygu duruma örnek olabilir. Sylvan o çok popüler icadının, iyilik yapma ideallerine uymadığına karar verir, hatta K-cups’ların sürdürülebilir tasarımdan yoksul olması ve kafein bağımlılığına yol açmasından çok pişman olmuştur. (K-cups bardaklar geri dönüştürülemeyen atıkların büyük çoğunluğunu oluşturuyor.)

Sylvan bu hatasını telafi etmeye karar verir ve şu an kendisi güneş enerjisi üzerine çalışan bir şirketin lideri. Daha fazla küresel zarara neden olmak istemeyip  “Dünyayı iyi yönde değiştirebiliriz!” mottosunu benimseyen Sylvan kararından oldukça memnun.

Fasülyenin Faydaları

Girişimcilik aklı başında olmayı gerektirir ve girişimciler güçlerini cesaretlerinden alırlar. Bazen günlerce kendi köşesine çekilmeleri gerekebilir ama yaptıklarını sürdürmeye devam ederler ve haksız yere sinirlenmezler.

Bazı girişimciler ise yanlış yaptıklarının farkına varmalılar. Yukarıda saydığımız 4 madde de beni yansıtıyor diyorsanız isterseniz sizi şöyle kenara alalım dinlenin. Sonra yeni başlangıçlar yapabilirsiniz.

FikirciBaba’nın Entrepreneur – Neil Patel derlemesidir.